nick yazın
şifre yazın

II. Mahmud’un Can Borcu


Sizlere bu yazımızda Osmanlının en zeki padişahlarından olan II. Mahmud’un can borcundan bahsedeceğiz. Her şehzade gibi ölümün soğuk nefesini her daim ensesinde hisseden Sultan II. Mahmud’un, cellatların elinden ibretlik kurtuluşu ve gözyaşartan vefasını anlatıp, aynı zamanda da bir şehzadeye canını siper eden ve hayatını hayra adayan sarayın kalfası kahraman Cevri Hatun’un hayatına dokunacağız…

Osmanlı deyince akla cihana hükmetmiş kudretli padişahlar, sırlarla dolu harem geçmişi, gösterişli hanım sultanlar, taçlar,mücevherler, Topkapı Sarayı’nda ki kutsal emanetler gelir. Oysa Osmanlı tarihinde yetişmiş nice başarılı devlet adamı, Devlet-i Aliyye’ye sadakatle hizmet etmiş cefakar kalfalar, gün yüzü görmeyi bekleyen nice ibretlik hayatlarda vardır.

İşte o cefakar insanlardan biri, yani saraya süpürgeci olarak giren, kıt kanaat geçen ömründe canını dişine takarak çalışıp, biriktirdiği tüm parasıyla altın yazmalı Kur’an-ı Kerim işletip, üzerine adını yazdıran gönlü bol Cevri Hatun ”Okundukça bana dua edilsin” diyerek bağışlamıştır. Saray eşrafı tarafından sevilen ve hızla görevinde yükselen Cevri Hatun, saray kalfası olarak uzun yıllar haremin nizamını sağlamıştır. Ömrünü cihan devletine hizmete adayan bu kadıncağızla, Sultan II. Mahmud’un yolları çok acı bir olayla kesişir…

Sultan III. Selim Tahtı Bırakır

Osmanlının yükselişini gerçekleştirmek isteyen Padişah III. Selim Sekbân-ı Cedîd’i kurar ve devleti nizama sokmaya korar verir. Osmanlının güçlenmesinden korkan dış mihraklar bu noktaya devreye girer ve payitahtta isyan çıkarılmasını sağlarlar. Padişah bu isyanlara kulak asmayarak, hafife alır. Ancak isyan dalgası büyür ve isyancılar sarayı basar. Çaresiz Padişah tahtı bırakmayı kabul eder ve Silahtar Ağa Köşkü’ne karısı Refet Kadın ile birlikte hapsedilir. Tahttan feragat eden padişahın yerine yeğeni IV. Mustafa geçer. III. Selim’in yaşadığı zulme Balkanlar’da ki güçlü âyânlardan şiddetli tepki gelir. Büyük bir orduyla payitahta gelen Alemdar Mustafa Paşa sarayın kapısına dayanır. Padişah, korkusundan Mustafa Paşa’yla saray dışında görüşür ve rüşvet babında kendisine Balkan valiliği teklif eder. Ancak Paşa kabul etmez ve şartlar sunar. Padişah kabul eder ancak hiçbir sözünü tutmaz. Bunun üzerine Alemdar Paşa sarayın kapısına dayanır. III. Selim’in kendilerine verilmesini isteyen Paşa’ya, padişahın getirileceği söylenir. Ancak IV. Mustafa, amcası III. Selim ve şehzade Mahmud’un öldürülmesi emrini verir. Cellatlar III. Selim ve karısının tutulduğu köşke baskın yapar. Refet Kadın eşini korumak için cellatlara direnir ancak öncesi kendisi, sonrada sabık padişah eşi acımasızca katledilir. Yaşanan gecikmeden şüphelenen Alemdar Paşa sarayın kapılarını kırar ancak yürekleri dağlayan manzarayla kahrolur. Padişah III. Selim’in katledildiğini gören Paşa, şehzadeyi kurtarmaya atılır. Osmanlı tarihinde ilk defa haremin kapıları IV. Mustafa’nın gönderdiği eşkiyalar tarafından kırılır. Herkes can havliyle bir yana kaçarken kahraman Cevri Hatun şehzadenin odasına koşar ve şehzadeyi kolundan çekerek altın yoldan kaçırır.

Küçük Şehzade Can Borcunu Unutmaz

Cevri Hatun arkalarından gelen cellatları görünce merdivenlerden aşağı kor halindeki mangal közlerini atar. Eşkiyalar can havliyle çırpınırken, arkalarından Alemdar Paşa’nın askerleri yetişir ve cellatları hal eder. Şehzadeyi sarayın çatısına çıkaran Cevri Hatun, kendisine sarılıp ağlayan korkmuş küçük şehzadeyi bırakmaz. Ve sarayın Alemdar Paşa tarafından ele geçirilmesiyle II. Mahmud tahta çıkarılır. Küçük padişah hayatını kurtaran, can borcu olduğu kahraman kalfayı unutmaz ve onu altınlara boğar. Ancak yüreği kocaman bu kadın kendisine verilen bütün hazineyi hayra adar. Ayasofya’nın tam karşısına Cevri Kalfa Sübyan Mektebi’ni yaptırır.

Sultanlarla Aynı Yere Gömüldü

Padişahın hayatını kurtaran bu fedakar kalfa ömrünü ve tüm birikimini ilme adar. Son nefesine kadar cihan devletine hizmet eden Cevri Kalfa vefatından sonra sultanlar gibi muamele görür ve II. Mahmud’un annesinin hemen yanına gömülür. Padişah canını kurtaran bu kahraman kadını unutmamış ve ”İkinci annem” diyerek sahiplenmiş, öz annesinin yanında, öz annesinin sandukası gibi büyük bir sanduka yaptırarak yüceltmiştir. İşte Osmanlıda vefa böyledir…

Atalarımızı ve bu cihan devletine sadaketle hizmet eden tüm tarihi şahsiyetleri minnetle, gururla anıyoruz…

önceki sohbet yazısı Bir önceki sohbet yazımız olan « makalesini okumanızı tavsiye ederiz.

okuma okuma
yorum 1 yorum
yorumlar


Yorumlar (1 Yorum)

Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

mobil chat mobil sohbet